Köpüklerden çıktı nazlı bir edayla
Kıyıya ulaştı o Kıbrıs kumsalında
Büyülendi toprak , ağaç , kuş , çiçek
Taş bile yarıldı , güzelliğinin karşısında.
Nefesini tutup bekledi birden Gaia
Görüyordu Afrodit'i yanında oğlu Eros'la
Utancından durdu insanın zayıf kalbi
Bütün Dünya etkilendi tanrıçanın dığuşuyla.
Fark edilince bu güzel tanrıça
Davet edildi bir gün Olympos'a
Afrodit dediler bu güzelin adına
Zues verdi onu çirkin oğluna.
Zeus'a kalsa vermezdi onu ama
Uğraşamazdı bir de Hera gibi belayla
Tuzak kurunca Hephaistos Hera'nın tahtına
Kalmıştı bu güzel Afrodit bu çirkin tanrıya.
Günler aylar mevsimler geldi geçti
Bu güzellin dikkatini Ares çekti
Hayaliyle yaşadı bir süre Olympos'ta
Sonunda bıraktı kendini onun kollarına.
Geldi zaman geçti zaman onların aşkıyla
Yapamadı onsuz yasak bile olsa.
Hephaistos onları birlikte yakalayınca
Duramazdı o utançla Afrodit Olympos'ta
Salına salına gitti çiçeklerin arasında
Gözünde yaş , çiçekleri kıskandıran kokusuyla.
Aşkın öldüğü gün derler o güne
Ki gören olmamıştı onu bir daha.